Zonguldak’ta Çöp Toplama Alanı: Her Dalga Bir Gerçeği Yüzümüze Vuruyor
Zonguldak’ta artık herkesin bildiği ama kimsenin yüksek sesle söylemek istemediği bir gerçek var:
Her kuvvetli dalga sonrası çöp toplama alanından kopan atıklar Karadeniz’e karışıyor, sonra da utanmadan kıyıya geri vuruyor.
Bu sadece çevre sorunu değil.
Bu bir yönetim sorunu, bir planlama sorunu, bir ciddiyet sorunu.
Geçtiğimiz günlerde Batı Karadeniz Çevre Günleri kapsamında sivil toplum kuruluşları, Zonguldak Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi il başkanlığı ve farklı siyasi görüşlerden isimler ortak bir çağrıda bulundu.
Vatandaşlar da bu çağrıya destek verdi. İstenen şey çok basit:
Hükümet temsilcileri ve ilgili bakanlıklar artık bu soruna kalıcı çözüm getirsin.
Ama mesele şu:
Bu çağrılar neden hep “gizli görüşmeler”, “kuliste konuşmalar” şeklinde ilerliyor?
Neden herkes biliyor ama kimse açık açık sorumluluk almıyor?
Karadeniz dalgaları her seferinde bize aynı mesajı veriyor:
“Bu sorun ötelenemez.”
Bugün sahile vuran plastik sadece bir şişe değil.
Yarın balıkçının ağına takılan atık, turizmin önünü kesen görüntü, çocuklarımızın soluduğu havaya karışan mikroplastik olacak.
Zonguldak, madenciliğin yükünü yıllarca taşıdı.
Şimdi bir de plansız atık yönetiminin yükünü mü taşıyacak?
Buradan açık bir çağrı yapmak gerekiyor:
Çöp toplama alanı için modern, sızdırmaz, denizden etkilenmeyecek yeni bir sistem kurulmalı.
Çevresel risk raporları kamuoyuna şeffaf şekilde açıklanmalı.
Belediyeler ve bakanlıklar topu birbirine atmaktan vazgeçmeli.
Bu mesele siyasi polemik değil, halk sağlığı meselesi olarak ele alınmalı.
Zonguldak küçük bir şehir olabilir.
Ama Karadeniz küçük değil.
Her dalga bir günahı yüzümüze vuruyor.
Sorun artık saklanamıyor.
Ya bu şehri gerçekten koruyacağız,
ya da dalgalar utancımızı kıyıya vurmaya devam edecek